SON DAKİKA
--:--:--

Özgür Özel, önlem paketini açıkladı: “İktidarımızda devletimizi güçlü, yurttaşlarımızı güvende tutacağız. Adaletsizlikleri, haksızlıkları nihayete erdireceğiz”

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi Yürütme Kurulu toplantısının ardından yaptığı açıklamada, ABD-İsrail ve İran Savaşı’nın Türkiye’ye ekonomik etkileri dolayısıyla partisinin Ekonomi Eşgüdüm Konseyi’nin hazırladığı önlem paketini açıkladı. Özel, “Milletimiz görmektedir ki AK Parti iktidarının ülkemizin sorunlarını çözecek iradesi de enerjisi de becerisi de kalmamıştır. Karşımızda dış politikada ilkesiz, ekonomide basiretsiz, yönetimde liyakatsiz, hukukta adaletsiz bir iktidar vardır. Sayın Erdoğan ve iktidarı, siyasette tükenmiştir. CHP liyakatli kadroları, güçlü kurumları, Türkiye’de iktidarı devralmaya motive tüm kadrolarıyla birlikte dimdik ayaktadır, iktidar yürüyüşünü sürdürmektedir. İktidarımızda devletimizi güçlü, yurttaşlarımızı güvende tutacağız. Adaletsizlikleri, haksızlıkları nihayete erdireceğiz” dedi.

0 Yorum Yapıldı
Bağlantı kopyalandı!
Özgür Özel, önlem paketini açıkladı: “İktidarımızda devletimizi güçlü, yurttaşlarımızı güvende tutacağız. Adaletsizlikleri, haksızlıkları nihayete erdireceğiz”

(ANKARA) – CHP Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi Yürütme Kurulu toplantısının ardından yaptığı açıklamada, ABD-İsrail ve İran Savaşı’nın Türkiye’ye ekonomik etkileri dolayısıyla partisinin Ekonomi Eşgüdüm Konseyi’nin hazırladığı önlem paketini açıkladı. Özel, “Milletimiz görmektedir ki AK Parti iktidarının ülkemizin sorunlarını çözecek iradesi de enerjisi de becerisi de kalmamıştır. Karşımızda dış politikada ilkesiz, ekonomide basiretsiz, yönetimde liyakatsiz, hukukta adaletsiz bir iktidar vardır. Sayın Erdoğan ve iktidarı, siyasette tükenmiştir. CHP liyakatli kadroları, güçlü kurumları, Türkiye’de iktidarı devralmaya motive tüm kadrolarıyla birlikte dimdik ayaktadır, iktidar yürüyüşünü sürdürmektedir. İktidarımızda devletimizi güçlü, yurttaşlarımızı güvende tutacağız. Adaletsizlikleri, haksızlıkları nihayete erdireceğiz” dedi.

CHP Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi (CAO) Yürütme Kurulu toplantısı, bugün CAO binasında, CHP Genel Başkanı Özgür Özel başkanlığında yapıldı. Saat 12.15 itibarıyla başlayan toplantı, yaklaşık üç buçuk saat sürdü. CHP Lideri Özel, toplantının ardından ofiste basın toplantısı düzenledi. Özel, şunları kaydetti:

“Bugün, Yürütme Kurulu toplantımızın ardından yeniden bir aradayız. Şüphesiz toplantımızda İran ile süren savaş, bu savaşın bölgemize ve ülkemize etkilerinin ele alınması ve bununla ilgili alınması gerekli acil önlemler paketini kapsamlı olarak değerlendirdik. Pazartesi günleri yaptığımız CAO toplantımızı, bu hafta Ekonomi Eş Güdüm Konseyi’mizin İran’daki gelişmeler ve ekonomimiz üzerine yapacağı etkiler üzerine geçen hafta başlattığı, cuma günü bir toplantıyla somutlaştırdığı ve şu ana kadar savaşın Türkiye üzerindeki etkileriyle ve bunun üzerinden etkilenecek toplumun tüm kesimleriyle; sendikalarla, meslek örgütleriyle, işveren kuruluşlarıyla yaptıkları görüşmeler sonucunda oluşturdukları bir dizi öneri paketi vardı. Bugün bu kürsüden CHP’nin İran’da yaşanan gelişmeleri hem pazartesi günü yaptığımız dış politika ve güvenlik toplantımızın çıktıları ışığında hem ekonomiyle ilişkisi bütün arkadaşlarımızın birlikte çalıştıkları Ekonomi Eşgüdüm Konseyimizin hazırladığı raporlar ışığında hem de milli güvenlik açısından gördüğümüz birtakım eksikler ve risklerin birlikte tartışıldığı bir toplantı sonunda, bütüncül bir yaklaşımla sizlerle paylaşmak istedik.

“Kendi ülkelerinde siyaseten zor durumda olan Trump ve Netanyahu ikilisinin bölgemizi kana bulamasına karşı duruyoruz”

Hazırladığımız önlem paketini ve önerilerimizi açıklamadan önce, Amerika ve İsrail’in İran’a yönelik haksız ve hukuksuz saldırılarını bir kez daha kınadığımızı, lanetlediğimizi ifade etmek isterim. İran’da hayatını kaybeden başta 165 kız öğrenci olmak üzere tüm masumları rahmetle anıyor, saldırı altındaki İran halkına bir kez daha dayanışma duygularımızı ifade ediyoruz. Tüm bölge ülkelerini ve uluslararası toplumu da uluslararası hukuku da hiçe sayan bu saldırılara karşı, daha fazla yükseltmeye davet ediyoruz. Biz İran’daki yönetimin halka yönelik, baskıcı ve insan haklarını yok sayan uygulamalarını elbette tasvip etmiyoruz. Ne zamandır da bu konudaki eleştirilerimizi dile getiriyorduk. Ancak İran’ın geleceğine sadece İran halkının karar vereceği, emperyalist ülkelerin haksız müdahalelerinin son bulacağı bir düzeni savunmak siyasi, ahlaki ve vicdani sorumluluğumuzdur. Biz bu savaşa karşıyız. Kendi ülkelerinde siyaseten zor durumda olanlar, sıkışmış olan Trump ve Netanyahu ikilisinin bölgemizi kana bulamasına karşı duruyoruz. Bu kendini bilmez ikilinin Filistin, Gazze, Suriye, Lübnan ve çok sayıda komşu ülkeye yönelik saldırılarını cesaretle reddetmeye devam edeceğiz. Biz uluslararası toplumun kayıtsızlığından cesaret alan bu pervasızlığa karşı; devletlerin egemenlik haklarına saygılı, hukuka, etiğe dayalı uluslararası düzeni savunmaya devam edeceğiz.

“Cumhurbaşkanı’nın Amerika Başkanı karşısında bu kadar zayıf ve boyun eğen pozisyonda durmasını içimize sindiremiyoruz”

AK Parti iktidarının sanki tüm varlığını ona bağlamış gibi, her koşulda Trump yönetiminin safında durmasını asla kabul etmiyoruz. İran’ı kınayan, Amerika’ya, Trump’a tek eleştiri yapılmayan bir bildirinin imzalanmasını, sonrasında ise o bildirinin Türkçe’ye çevrilmesinden bile utanılmasını sorunlu buluyoruz. Bir bildiriye imza attınız. Bildiride Amerika’ya tek söz yok, İsrail’e bir söz yok. İran uyarılıyor ve kınanıyor. Attığınız bildirinin tercümesini sitenize koymaktan acizsiniz çünkü yaptığınız işin ne kadar ayıplı ve sorunlu olduğunu biliyorsunuz. Amerikan Büyükelçisi’nin ifade ettiği gibi; Trump, Erdoğan’a meşruiyet veriyorsa biz bu meşruiyet arama diplomasisini elimizin tersiyle itiyoruz. Sayın Erdoğan’ın, Trump ile kurduğu şahsi, ilkesiz ve kendine meşruiyet aramaya odaklı bu ilişkinin Türkiye için büyük riskler barındırdığını bir kez daha ifade ediyoruz. Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı’nın Amerika Başkanı karşısında bu kadar zayıf ve boyun eğen pozisyonda durmasını milletimiz de biz de içimize sindiremiyoruz. Bu bir seçilmişin Türkiye Cumhuriyeti’ne, tarihimiz boyunca yaşatmadığı bir hüzündür. Bu sadece ve sadece 1980 darbesi sonrası Amerika’nın gözünün içine bakan, ağzından çıkanı emir kabul eden Kenan Evren’in ve etrafındaki cuntanın üslubudur. Halktan meşruiyet alan, milletten meşruiyet alan hangi siyasi parti olursa olsun onun başbakanları, bakanları bu ülkeyi bu duruma hiç düşürmediler, bundan sonra da düşürmeyecekler.

“Ekonomimiz bu savaşa hazırlıksız yakalanmıştır”

Biz Türkiye’nin şahısların değil milletimizin menfaatlerini savunan, ülkenin menfaatlerini savunan, ilke ve prensiplere dayanan, güçlü, kurumsal bir dış politika rotasına girmesini ve bu tutumuyla bölge ülkelerine de liderlik etmesini savunuyoruz. Bunu istiyoruz, bunu özlüyoruz ve bunu vadediyoruz. İran Savaşı’nın, ‘Bitti’, ‘Bitiyor’ diye yapılan açıklamalara rağmen hala tüm yakıcılığıyla devam ettiğini görmeliyiz. Bu savaşın tüm dünyaya, bölgemize ve özellikle ülkemizin kırılgan ekonomisine olumsuz etkileri endişe verici boyuta ulaşmıştır. Yani ekonomimiz bu savaşa hazırlıksız yakalanmıştır. Görüyoruz ki AK Parti iktidarının bugün içinde bulunduğumuz krizi aşmak için bir ekonomi politikası yoktur. Ne yazık ki ülkemizde yaşanan ekonomik kriz, siyasi iktidarın yıllardır süren yanlış politikalarının üzerine gelen 19 Mart darbesiyle birlikte çok daha derinleşmiş, ülkemizin her köşesine, her sektörüne yayılmıştır. Tam bu aşamada iktidar partisi Anayasal bir zorunluluk olan ve 2018 yılında kadük haline getirdiği kanun yürürlükte olsaydı yılda üç kez toplanması gereken ancak halen daha Anayasamıza göre toplanması gereken Ekonomik Sosyal Konseyi yine toplamamayı kararlaştırdı. En son 2009 yılının ocak ayında toplanmıştı Ekonomik Sosyal Konsey. Dokuz yıl boyunca toplamayıp kanununu yeni kanuni uyum düzenlemeleriyle yeni Anayasa’ya kadük hale getirdiler. Anayasal bir zorunluluk olmasına rağmen böylesi krizli bir dönemde yine toplamadılar. Pandemide de bunu yapmamışlardı. Ekonomik Sosyal Konsey’de işçilerin, emekçilerin, işverenlerin, esnafların, çiftçilerin temsilcileri, tepe örgütleri, sendikaları, birlikleri dinlenir ve soruna çözüm hep birlikte aranır.

“Birinci parti olmanın sorumluluğuyla yürüttüğümüz kapsamlı çalışmalarımızı tamamladık”

Adeta Anayasal bir yükümlülüğü yerine getirmeyen Recep Tayyip Erdoğan’ın bu boşvermişliğine karşı, Türkiye’nin birinci partisi olmanın verdiği sorumlulukla bir süredir yürüttüğümüz kapsamlı çalışmalarımızı tamamladık. Geçen cuma günü toplanan Ekonomi Eşgüdüm Konseyimiz toplumun tüm kesimleri ve tüm sektör temsilcileriyle görüşmeler gerçekleştirdi. Ekonomik Sosyal Konsey’in bileşenlerinden tespit, öneri ve düşüncelerini oluşturduğumuz kurulumuz doğrudan aldı. Şimdi Ekonomi Eşgüdüm Konseyimiz tarafından bu kapsamlı çalışma sonucu hazırlanan, savaşın ekonomik etkilerine ve risklerine karşı toplumun tüm kesimlerinin önerilerini almış olan, toplumun tüm kesimlerinin sorunlarını çözeceği için desteğini alacağını umduğumuz paketimizi açıklıyoruz. Paketimizi ‘Acil Önlemler’ ve ‘Orta, Uzun Vadeli Tedbirler’ diye iki ana başlık altında aktaracağım.

“Akaryakıttaki yüzde 20’lik KDV oranının yüzde 1’e düşürülmesini öneriyoruz”

Acil önlemler içinde akaryakıt zamlarına karşı gündeme getirdiğimiz Eşel Mobil Sistemi’ne geçilmesi çağrımız karşılık bularak uygulamaya başlanmıştı. Ancak yüzde 100 olarak uygulanmasını önerdiğimiz sistem, yüzde 75 olarak hayata geçirilmiş; yani akaryakıta gelen zammın yüzde 75’i ÖTV’den karşılanmış, yüzde 25’i pompaya yansıtılmıştı. Şu anda Eşel Mobil Sistemi’ndeki ÖTV payı tükenmiş durumda. Artık gelen her zam, doğrudan pompaya yansımaya başladı. Önlem alınmazsa akaryakıta gelecek zamlarla enflasyon ve hayat pahalılığı daha da katlanacak. Bu nedenle akaryakıttaki yüzde 20’lik KDV oranının yüzde 1’e düşürülmesini öneriyoruz. Benzin ve motorinin ÖTV’sinin içindeki KDV’nin ise kalıcı olarak kaldırılmasını, vergiden vergi alan bu Türkiye’ye özgü tuhaf uygulamanın bir an önce sonlandırılmasını öneriyoruz.

“Asgari ücret artışları üç ayda bir gerçekleşmelidir”

Gıda enflasyonunda dünya üçüncülüğüne yükselmiş durumdayız. Bu nedenle tarımda ciddi önlemler almak artık bir zorunluluk. Çiftçilere kredi limitlerine bakılmaksızın finansmana erişim olanağı sunulmalı, faizsiz gübre ve akaryakıt kredileri sağlanmalıdır. Özellikle üretiminde yüksek ısıya ve akaryakıta ihtiyaç duyulan gübrenin Türkiye’de tam da ekim dönemi gelirken üretimindeki aksaklıklar, tedarik zincirindeki zorluklar, fiyatındaki artış son derece tehlikeli bir noktaya gelmiştir. Bu konuda gıda güvenliğimiz, gıdanın temini, Türkiye’nin kendi kendine yetebilmesi açısından bir krizin kapıda olduğunu görüp buna acil önlem alınması gerekmektedir. Çiftçilerimizin kredi borçlarının faizleri silinmeli, ana paraları mutlaka yapılandırılmalıdır. Çiftçilere yönelik haciz işlemleri derhal durdurulmalıdır. Son gelişmelerin enflasyon üzerinde yaratacağı ek baskıya karşı asgari ücret artışlar üç ayda bir gerçekleşmeli, memur ve emekli maaşlarında ek düzenlemeler yapılmalıdır. Unutmayalım, son seçimlerden önce Sayın Erdoğan, bizim ‘Üç ayda bir asgari ücret düzenlenmeli’ yaklaşımımıza karşı; ’Evet, asgari ücret çift haneli olduğu süre boyunca yılda en az üç kez ayarlama yapılması gündemimizde olacak’ demiş, oyları aldıktan sonra seçildikten bugüne kadar asgari ücrete aralık ayının sonunda ve maalesef gerçekleşen de değil hedeflenen, yani tutturulmayan hedefe, tutturulmayacak hedefe göre bir kez zam vermeyi tercih etmiştir. Durum ortadadır. Bu sene asgari ücret ilan edildiği an açlık sınırının altındaydı. Üzerine üç aylık enflasyon rakamları da bindiğinde artık asgari ücrete gelen zammın enflasyon tarafından neredeyse tamamen yutulmuş olacağını hep birlikte göreceğiz. Bunun için asgari ücrete üç ayda bir düzenli olarak ve gerçekleşen enflasyon oranında yeniden düzenleme, zam yapılması en önemli hususların başında gelmektedir.

“İktidar CHP’den duyduğu ‘temel vatandaşlık geliri’ lafını sahiplenmiş ama özünü kavrayamamıştır”

Sosyal yardım sistemine entegre, hane gelirine göre kademeli değişen nakit destek verilmelidir. Aslında biz burada gelecekte CHP tarafından hayata geçirilecek olan ‘temel vatandaşlık geliri’nin şu anda olmamasının ne kadar ciddi bir risk olduğunu, ne kadar ciddi bir eksiklik olduğunu ve bu soruna çözümün ancak bu şekilde olabileceğinin altını çiziyoruz. Bu iktidar, CHP’den duyduğu ‘temel vatandaşlık geliri’ lafını hemen sahiplenmiş ama geçtiğimiz günlerde pilot uygulamanın ne şekilde yapılacağı açıklanınca, bunun sadece bir siyasi yankesicilik merakı, kelimenin çalınması ama özünün asla kavranamadığı, yoksulluğu yok etmek yerine yönetmeyi tercih edenlerin yoksulluğu yok edecek, herkese onurlu bir vatandaşlık temel geliri taahhüt eden yaklaşımımızdan ne kadar uzakta olduğunu hep birlikte görmüş durumdayız. İşte bu yüzden vatandaşlık temel gelirini biz bu ülkede hayata geçirene kadar biraz önce söylediğim önlemlerin bir an önce hükümet tarafından alınması gerektiğini ifade ediyoruz.

“Firmalar için acil olarak KGF teminatlı kredi paketleri devreye alınmalıdır”

Süreçten olumsuz etkilenen firmalar için acil olarak Kredi Garanti Fonu (KGF) teminatlı kredi paketleri devreye alınarak işletme sermayeleri desteklenmelidir. Ancak pandemideki kötü tecrübeler unutulmamalı; KGF doğru, şeffaf, verimli, kamu yararı gözetilerek doğru yere kullanılmalıdır. Türkçe’sini söyleyeyim: Pandemide KGF şeffaf kullandırılmadı. Doğru bir seçicilikle kullandırılmadı. Doğru yere kullandırılanlar için kullandırana helal olsun, kullanana da helali hoş olsun. Ama yüzde 8’le önüne gelene KGF kullandırıldı. Yüzde 8 faizle alınan paralarla jetler sıfırlandı, villalar yenilendi, boğazda katlar alındı, yatlar alındı ve yüzde 8 gibi bir faizdeki enflasyon yüzde 80’lere gittiğinde hepimizin cebinden birilerinin servetine servet katıldı. Oysa o günlerde esnafa yüzde 9’la kullandırılan esnaf kefalet kredi kooperatiflerinin verdiği krediler, enflasyonun artmasıyla yüzde 25 oranında geri ödenmesi noktasında düzenlemeler yapıldı. O yüzden diyoruz ki pandemideki kötü uygulamalardan ders alınmalı, şeffaf olunmalı, doğru yerde kullandırılmalı ve kamu yararı gözetilmelidir. Bölgeye ihracat yapan, savaş bölgesinde savaştan etkilenen bölgelere ihracat yapan KOBİ’ler için Eximbank finansman imkanları genişletilmeli, sınır illerinde bulunup savaştan etkilenen esnaf için vergi indirimleri ve SGK teşvikleri sağlamalıdır. Küçük esnafa elektrik ve doğal gaz desteği sağlanmalıdır. Ulaşım sektöründe faaliyet yürüten esnaf için ayrıca akaryakıt desteği verilmelidir. Bu rakamın 600 bin olduğu bilinmeli ve yapılacak desteğin ne kadar çok hanenin gelirine bir katkı sağlayacağı, eve götürülen paraya ne kadar katkı sağlayacağı unutulmamalıdır. Turizmde senaryo bazlı hazırlık yapılmalı, Türkiye’nin güvenli ve güvenilir bir turizm destinasyonu olduğu yönündeki tanıtım çalışmaları artırılmalı, toplumun tüm kesimleri tarafından da sahiplenilmelidir.

“Milli savunma sanayimiz TSK’nın ihtiyaçlarına hızlı yanıt veren bir yapıya dönüştürülmelidir”

Acil önlem paketimizdeki önerilerimiz, biraz önce ifade ettiğim gibi; orta ve uzun vadeli önlemler de en az bunlar kadar önemlidir. Enerji güvenliğinin sağlanması, bunun için gerekli altyapı entegrasyonu oluşturulmalı, arz güvenliğinin tahkim edilmesi için alternatif tedarik hatları güçlendirilmeli, yerli, yenilenebilir enerji kapasitemiz artırılmalıdır. Tarımda maliyet krizine karşı kalıcı sübvansiyon mekanizmaları oluşturulmalı, üretim artışı ve planlama esas alınmalı, çiftçiye gelir güvencesi sağlanmalıdır. KOBİ’ler ve reel sektör için, orta ve uzun vadede enerji maliyetlerini azaltmaya dönük destek programları ve üretimde yeşil, mor, dijital dönüşüm programları hayata geçirilmelidir. Orta koridorun etkinliği artırılmalı, alternatif uluslararası ticaret ve ulaştırma koridorları güçlendirilmeli, komşu ülkelerle ulaştırma ve enerji alanında kriz koordinasyon mekanizmaları oluşturulmalıdır. Milletimizin ortak eseri olan savunma sanayimize etkin destek sağlanmalı, mevcut birikim hızla artırılmalı, milli savunma sanayimiz TSK’nın ihtiyaçlarına hızlı yanıt veren bir yapıya dönüştürülmelidir. Bu sektörde beyin göçünün önlenmesi için teşvik mekanizmalar oluşturulmalı, yurt dışındaki nitelikli insan kaynağı geri kazanılmalıdır. Özel sektör firmalarının uluslararası ihalelerde rekabet gücünü artırmak üzere devlet destekleri genişletilmeli, bilgi güvenliği, istihbarata karşı koyma ve kritik teknolojilerin korunması temel ilke olarak gözetilmelidir. Artan jeopolitik belirsizlikler sonucunda küresel sermaye, yeni ve güvenli limanlar aramaktadır. Türkiye güçlü jeostratejik konumu ve üretim kapasitesi ile hukuki ve kurumsal güveni yeniden tesis etmeli ve bölgesel bir yatırım ve finans merkezi haline getirilmelidir.

“AK Parti iktidarının ülkemizin sorunlarını çözecek iradesi de enerjisi de becerisi de kalmamıştır”

Bu politikaların uygulanabilmesi için bütçede yeterli mali alan bulunmaktadır. Önemli olan kaynakların hangi toplumsal kesime ve ekonomik öncelikler doğrultusunda kullanılacağına verilecek siyasi karardır, siyasi iradedir. Türkiye, ekonomisini savaşın ekonomik sonuçlarına karşı güçlendirmek için kamu yararı, şeffaflık ve verimlilik esaslı yeni bir bütçe anlayışı benimsemeli, kamu zararına yol açan tüm uygulamalara hızla son verilmelidir. CAO kürsüsü bir icraat kürsüsüdür. Bu kürsüde Türkiye’nin yakıcı sorunlarına yapıcı ve kalıcı çözüm önerileri üretilmektedir. Milletimiz görmektedir ki AK Parti iktidarının ülkemizin sorunlarını çözecek iradesi de enerjisi de becerisi de kalmamıştır. Karşımızda dış politikada ilkesiz, ekonomide basiretsiz, yönetimde liyakatsiz, hukukta adaletsiz bir iktidar vardır. Sayın Erdoğan ve iktidarı, siyasette tükenmiştir. Ancak Türkiye büyük ve güçlü bir ülkedir. Milletimiz tüm bu sorunları çözebilecek iradeye ve ferasete sahiptir.

“İktidarımızda devletimizi güçlü, yurttaşlarımızı güvende tutacağız. Adaletsizlikleri, haksızlıkları nihayete erdireceğiz”

CHP liyakatli kadroları, güçlü kurumları, Türkiye’de iktidarı devralmaya motive tüm kadrolarıyla birlikte dimdik ayaktadır, iktidar yürüyüşünü sürdürmektedir. İktidarımızda devletimizi güçlü, yurttaşlarımızı güvende tutacağız. Adaletsizlikleri, haksızlıkları nihayete erdireceğiz. Tam bir demokrasiyi ve adalet sistemini tesis edeceğiz. Ekonomik dirençliliğin inşası şarttır. Bunu yapmanın ön şartı demokratik ve kurumsal dirençliliği artırmaktır. Bunu yapmak için de olmazsa olmaz, öngörülebilir olmaktır. Herkesin önünü görebilmesidir. Bunun da tek çaresi hukuk devletidir, hukukun üstünlüğüdür. Çalışan herkesin kazandığından emin olduğu, yolu mahkemeye düşen herkesin adaleti bulduğu bir ülkeyi hedefliyoruz. Kayırmacılık bitecek, liyakat gelecektir. Bu ülkede gelir adaleti, vergi adaleti, mahkeme adaleti ve sosyal adaleti mutlaka ama mutlaka sağlayacağız. Cumhurbaşkanı adayımız Ekrem İmamoğlu siyasi bir darbeyle hapse atılmış olsa bile, adalet ve demokrasi mücadelemiz sürmektedir ve kararlılıkla sürecektir. Buradan bir kez daha serbest olsalar bir kısmı bu binada, bir kısmı Ekrem Başkan ile birlikte İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde, bir kısmı CHP Genel Merkezi’nde bizimle birlikte omuz omuza iktidara yürüyecek özgürlüğünden mahrum edilmiş tüm yol arkadaşlarımızı saygıyla selamlıyoruz.”

Yorum Yap

Benzer Haberler
Tüm Emekliler Derneği: Emekli maaş artışlarındaki adaletsizlik nedeniyle Anayasa Mahkemesi’ne başvuruda bulunduk
Tüm Emekliler Derneği: Emekli maaş artışlarındaki adaletsizlik nedeniyle Anayasa Mahkemesi’ne başvuruda bulunduk
TBMM Genel Kurulu… CHP’nin hava sahası güvenliği araştırması önergesi, AK Parti ve MHP oylarıyla reddedildi
TBMM Genel Kurulu… CHP’nin hava sahası güvenliği araştırması önergesi, AK Parti ve MHP oylarıyla reddedildi
TBMM Genel Kurulu… DEM Parti’nin “basın özgürlüğünün önündeki engellerin araştırılması” önerisi reddedildi
TBMM Genel Kurulu… DEM Parti’nin “basın özgürlüğünün önündeki engellerin araştırılması” önerisi reddedildi
Suça Sürüklenen Çocuklar Komisyonu… Fatma Şahin: Bir çocuk öldüyse öldürenin kaç yaşında olduğuna bakamayız
Suça Sürüklenen Çocuklar Komisyonu… Fatma Şahin: Bir çocuk öldüyse öldürenin kaç yaşında olduğuna bakamayız
CHP Dilovası Davasında ikinci gün.. CHP Kocaeli Milletvekili Mühip Kanko: “Umarım bu hiç kamu vicdanında yaralamayacak ve aileleri de rahatlatacak bir karar çıkacaktır”
CHP Dilovası Davasında ikinci gün.. CHP Kocaeli Milletvekili Mühip Kanko: “Umarım bu hiç kamu vicdanında yaralamayacak ve aileleri de rahatlatacak bir karar çıkacaktır”
Parlamentolararası Birlik 152. Genel Kurul Toplantısı, İstanbul’da düzenlenecek
Parlamentolararası Birlik 152. Genel Kurul Toplantısı, İstanbul’da düzenlenecek
Haber - Analiz - Tek Akış
Batman Sentez

Batman Sentez, “Haber - Analiz - Tek Akış” anlayışıyla gündemi tek bir merkezde buluşturan; Batman’dan bölgeye uzanan gelişmeleri hızlı, derinlikli ve güvenilir şekilde sunarak bilgiye ulaşmanın en pratik yolunu sunar.

2026 Batman Sentez © Tüm hakları saklıdır. Batman Sentez