SON DAKİKA
--:--:--

Kemal Kılıçdaroğlu Şırnak’ta… Kılıçdaroğlu: “İnşallah çerçeve yasanın gereği yerine getirilir”

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Kürt sorununun çözümüne ilişkin süreci desteklediklerini belirterek, “Bu sürecin barışla sonuçlanmasını, kavganın olmamasını, barışın olmasını hepimiz istiyoruz. Bu bizim en büyük ve en temel arzumuzdur. İnşallah bizim beklediğimiz gibi sizlerin beklediği gibi toplumun beklediği gibi aslında Türkiye’nin beklediği gibi çerçeve yasanın gereği yerine getirilir ve toplumda barış sağlanır” ifadesini kullandı.

0 Yorum Yapıldı
Bağlantı kopyalandı!
Kemal Kılıçdaroğlu Şırnak’ta… Kılıçdaroğlu: “İnşallah çerçeve yasanın gereği yerine getirilir”

Haber: Zeynep BOZUKLU – Kamera: Cemal Berk AYTEKİN

(ŞIRNAK) – CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Kürt sorununun çözümüne ilişkin süreci desteklediklerini belirterek, “Bu sürecin barışla sonuçlanmasını, kavganın olmamasını, barışın olmasını hepimiz istiyoruz. Bu bizim en büyük ve en temel arzumuzdur. İnşallah bizim beklediğimiz gibi sizlerin beklediği gibi toplumun beklediği gibi aslında Türkiye’nin beklediği gibi çerçeve yasanın gereği yerine getirilir ve toplumda barış sağlanır” ifadesini kullandı.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Gökyüzü Sofrası programı ve Cizre Ticaret ve Sanayi Odası ziyareti dolayısıyla Şırnak’a geldi. Kılıçdaroğlu, Şırnak Şerafettin Elçi Havalimanı’nda erbane ve stran eşliğinde ekipler, partililer ve vatandaşlar tarafından karşılandı. Kılıçdaroğlu, daha sonra CHP Kadın Kolları Genel Başkanı Ayten Gülsever’in organizasyonuyla Şırnak’ın İdil ilçesine bağlı Pınarbaşı köyünde gerçekleştirilen “Gökyüzü Sofrası Buluşması”na katıldı. Programa Genel Başkan Yardımcısı Nevaf Bilek ile Kars Milletvekili İnan Akgün Alp de katıldı.

Kılıçdaroğlu, burada yaptığı konuşmada, Ankara Gar Katliamı’nın 11’inci yılında yaşamını yitirenleri anarak, şunları kaydetti:

“Bu toplum çok büyük acılar çekti. Yakınlarımız, kardeşlerimiz, akrabalarımız öldü. Arkadan ağladık, bazen gizli gizli ağladık ama sonuçta ölen bizim insanımız. Bu toprakların insanı. Biz bu topraklarda doğduk, bu topraklarda büyüdük, bu topraklardaki doğayı, insanları, çocuklarımızı seviyoruz ve huzur içinde yaşamak istiyoruz. Görüşlerimiz, kimliklerimiz, inançlarımız farklı olabilir ama hepimiz insanız ve birbirimizi sevmek zorundayız. Düşüncelerimizi özgürce ifade edebilmeliyiz. Kimse düşüncesinden, siyasi görüşünden ötürü tutuklanmamalı. Düşünceyi ifade etmek kadar değerli bir şey yoktur. Akıl akıldan üstündür demiş atalarımız. Akıl akıldan üstünse o zaman üstünlüğü görmenin yolu da sağlıklı bir tartışma zeminini yaratmaktır. İnsanlar kendi sorunlarını, kimliklerini, inançlarını özgürce ifade edebilmeliler. Kimlik, çünkü kişinin elinde olan bir şey değil ki. Biz anne babamızı seçme hakkına sahip değiliz ki. Ama hepimiz annemizle, babamızla, yakınımızla, akrabamızla gurur duyarız. Eğer kültürü bir ayrışma unsuru olarak görürsek barışı sağlayamayız. Her kültüre saygı duymak zorundayız.

“BARIŞMA, HELALLEŞME, KUCAKLAŞMA ZAMANI”

Diyarbakır’da dengbejleri dinlediğim zaman dedim ki ‘Acaba bunları arşive alıyor musunuz? Bir şekilde bu dengbejler yarın unutulup gitmesin’. Çünkü her bir dengbej bir hikayesi var ve bu hikayelerin yaşatılması lazım. Bu hikayeler bizim kültürümüz. Bizim insanımız, bizim coğrafyamızın kültürü. Bu kültürlerin yaşaması lazım. Bakın bölgeden bölgeye oyun havaları değişir, şarkılar, türküler değişir. Bunların tamamını zenginlik olarak kabul etmek zorundayız. Bir aradayız, müziğimizi dinleyeceğiz, çocuklarımıza güzel bir gelecek vadedeceğiz ve beraber yaşayacağız. Helalleşme kavramını ortaya atmamın nedeni de bu. Biz CHP olarak da geçmişte hatalarımız da olabilir, eksiğimiz olabilir, yanlışımız olabilir ama artık oturup barışma zamanı, helalleşme zamanı, kucaklaşma zamanı. Birbirimizle niye ayrılıyoruz, niye kavga ediyoruz, kavga etmemeliyiz. Düşüncemi beğenmiyorsa karşıdaki kişi bana karşı düşüncesini söyler, biz de ona saygı gösteririz. Geçmişte yaşanan acıların, dramların önüne geçmek lazım.

“DEMİRTAŞ’IN HAPİSTE TUTULMASINI ASLA KABUL ETMİYORUM”

Şerafettin Elçi’nin topraklarındayız. Bizim eski milletvekilimiz, eski bakanımız, bölgenin saygın bir insanı, ona da Allah’tan rahmet diliyorum. Buradan ayrılırken mezarına uğrayacağız, onu da anacağız. Bölge böyle çok değerli insanlar yetiştirmiştir. Bu insanlar hem toplumun belleğinde derin izler bırakmıştır. Hem de tarihimizde çok önemli yere sahiptir. Kimse düşüncesinden ötürü hapse atılmamalı. Düşüncesini beğenmeyebilirsiniz ama Selahattin Demirtaş’ın uzun süredir hapiste tutulmasını asla kabul etmiyorum. Asla doğru bulmuyorum. Kendisini ziyaret ettim. Selçuk Mızraklı Bey ile birlikteydi. Onu da ziyaret ettim. Uzun süre konuştuk. Hapiste kaldığı süre içerisinde entelektüel olarak da kendisini çok iyi noktaya taşıdığını gördüm. Bundan son derece mutlu oldum. Kitap okuması, kitap yazması, bir suçlu değil tam tersine bir özgürlük timsali olarak kendisini konumlamış durumda.

“BU KAVGALARIN ÖTESİNE GEÇMEMİZ LAZIM”

Eğer bir komşu komşunun külüne muhtaçsa hepimiz birbirimize muhtacız demektir. Dolayısıyla niye kavga ediyoruz? Bu kavgaların ötesine geçmemiz lazım. Bunun yolu demokrasiden geçer. Demokrasi ne kadar güçlü olursa o kadar daha iyi olur. İnsanlar düşüncelerini ifade ederken, dillerini konuşurken, yemeklerini bize ikram ederken şimdi biz bir Kürt mutfağından çok şey öğrenmemiz lazım. Karadeniz mutfağından çok şey öğrenmemiz lazım. Dünyanın en zengin mutfağı bizde Türkiye’de ama bunu bir kavga nedeni gibi görüyoruz. Değil öyle bir şey. Suriye’de, Irak’ta yaşayan kardeşlerimiz var. Onlar da bizim akrabamız. Biz Ezo gelini nereye verdik? Suriye’ye verdik. Ezo gelin bizim gelinimiz değil miydi? Onun çocukları da akrabamız değil mi? Arkadaşımız değil mi? Onlar da bizim komşularımız. Dolayısıyla dünyaya farklı bir gözden bakmanın zamanı geldi.

“ÇERÇEVE YASAYI DESTEKLEYECEĞİZ”

Barış sürecinden söz ediliyor. CHP olarak Kürt sorununun çözülmesi için ilk raporu yazan ve bunu kamuoyuna açıklayan parti CHP. Son çerçeve yasa geldiğinde de grup başkanımız ve grup başkanvekillerimiz çerçeve yasaya imza attılar, CHP olarak bu yasaya destek verdik. Çünkü biz de öteden beri 1989’dan bu yana sürdürdüğümüz politikada değişiklik olmadı. Bölgede sorunlar çözülmeli, kardeşlik olmalı, artık çatışma olmamalı, bölgede huzur olmalı. Bölgede huzurun olması her evde huzurun olması demektir. Bölgede huzurun olması tarlanın ekilmesi demektir, hayvancılığın gelişmesi demektir. Dağlarda insanların rahatlıkla gezmesi demektir. Dolayısıyla bölgede huzur istiyoruz. Bu zengin coğrafyada herkesin özgürce yaşayabileceği bir atmosferin olmasını istiyoruz. Biz bu süreci ayrıca yakından takip ediyoruz. Bu sürecin barışla sonuçlanmasını, kavganın olmamasını, barışın olmasını hepimiz istiyoruz. Bu bizim en büyük ve en temel arzumuzdur. Çerçeve yasa parlamentoya gelmeden önce genel merkezde basın toplantısı yaparak bu çerçeve yasanın önemine değindim ve destekleyeceğimizi de söyledim. Bundan sonraki süreçte de destekleyeceğiz. İnşallah bizim beklediğimiz gibi sizlerin beklediği gibi toplumun beklediği gibi aslında Türkiye’nin beklediği gibi çerçeve yasanın gereği yerine getirilir ve toplumda barış sağlanır.

“DEMOKRASİNİN İÇİNİ DOLDURABİLİRSEK HEPİMİZ HUZUR İÇİNDE YAŞARIZ”

Türkiye’nin Suriye’de de Irak’ta da artık yakın ilişkiler kurması lazım. Ekonomik ilişkiler kurması, ekonomisini geliştirmesi lazım. Dolayısıyla o bölgenin dominant gücü Türkiye’dir. Suriye’de de, Irak’ta da dominant güç Türkiye’dir. Oradaki Kürt bölgesinin de gelişmesi ve oraya da katkı verilmesi, İş Bankası şubesinin oraya açılması, onların buraya gelmeleri, buradaki akrabalarıyla görüşmeleri artık toplum dünya yeni bir düzene doğru gidiyor. Yeni dünya düzeni oluşuyor. Bu yeni dünya düzeninde artık coğrafyaların içinde birden fazla coğrafyadaki akrabaların, yakınların, kardeşlerin bir arada ortak ses çıkarması lazım. Huzur olması lazım. Demokrasi dediğiniz şeyi geliştirebilirsek, demokrasinin içini doldurabilirsek, demokrasiyi laf olmanın ötesinde gerçekten hayata geçirebilirsek hepimiz huzur içinde yaşarız. Kişinin karnı toksa, gözü de tok olur.

“MİLYARLARCA DOLAR BİR AVUÇ İNSANIN ELİNDE GİTMEYİP BÖLGEYE YATIRIM OLARAK GELSEYDİ NE OLURDU?”

Bakın bir fon vurgunu çıktı milyarlarca dolar, bir avuç insanın eline gitmeyip de bu bölgeye yatırım olarak gelseydi ne olurdu? Orta Anadolu’ya yatırım olarak gelseydi ne olurdu? O zaman hepimiz zenginleşecektik. Hepimizin çocukları iş gücü sahibi olacaktı. Anneler ağlamayacaktı. Anneler daha rahat, daha güvenli çocuklarını okula gönderecekti. Ve geleceklerinden de emin olacaktı. Bir annenin kaygısı nedir? Sofraya bir tas çorba bıraktığında acaba çocuklarımın karnı doyuyor mu. Bu devlet eğer kendi evlatlarına okulda bir öğün yemek veremiyorsa, bir tas çorba veremiyorsa o zaman yönetimde bir sorun var demektir. Okulda temizlik için bir kalıp sabun bulunduramıyorsa bir sorun var demektir. 21’inci yüzyıldayız. Sen kendi evladına nasıl bakmazsın? Kendi çocuğuna nasıl bakmazsın? Okula giden bir çocuk hepimizin çocuğudur. Bu çocuklara sahip çıkmak sadece benim değil, sizin değil, herkesin ortak görevidir. Çocuklar mutlu olmalı ki anneler de mutlu olsun.

“BÖLGENİN KALKINMASI İÇİN ELİMİZDEN GELEN BÜTÜN ÇABALARI GÖSTERECEĞİZ”

Bölgenin kalkınması için elimizden gelen bütün çabaları göstereceğiz. Bundan emin olmanızı isterim. 1989 raporunu çıkardığı zaman o zamanki SHP hakkında davalar açıldı. Bugün aradan geçen yıllar o dönemin SHP’sinin yani CHP’sinin doğru bir şey yaptığını gösteriyor. Kürt sorunu gündeme gelirken Meclis’te ‘Bu sorunun çözüm adresi Türkiye Büyük Millet Meclisi’dir. Orada çözülür bu sorun’ dedim. Olmaz dediler bir sürü gerekçe sürdüler. Ona rağmen şimdi gelindi olay ‘Mecliste bu iş çözülür.’ Ben yıllar önce söyledim. Çünkü bunu çözmenin yolu parlamentodur. Orada birliği, bütünlüğü sağlayacaksınız. Orada insanlar oturacaklar bu acı olay dolayısıyla ‘Biz bu derdi nasıl çözeriz?’ Ölenler bizim evlatlarımız. Başka bir ülkenin evladı değil ki. Askeri de bizim evladımız, genci de bizim evladımız. Bunları kazanmamız lazım. Enerjimizi, kaynaklarımızı başka bir şeye harcamamız lazım. Sonunda geldiler Meclis’te kurdular. Her şeye rağmen iyi sonuçlandı. Bir yasa çıktı. Gereği yapılıyor adım adım. CHP olarak adım adım izliyoruz. Çözülmesi için, olayların bir şekilde olmaması ve sürecin aksamaması için genel başkan olarak ben parti yönetimindeki arkadaşlarım çalışıyor, destek veriyor. Yeter ki bu sorunu aşalım.

“POLİTİKA HALKA HİZMET ETMENİN SANATIDIR”

Sizden endişe etmemenizi istiyorum. Bu kardeşiniz sizin huzurunuz, sizin sorunlarınızın çözümü için elinden gelen her çabayı gösterecektir. Bu benim görevimdir. Sizlerin bana verdiği görevdir. Halkın verdiği bir görevdir. Eğer ben politikacıysam, politikayı zenginleşmek için hiç yapmadım. Yapamam da. Allah böyle bir şeyi de göstermesin. Politika halka hizmet etmenin sanatıdır. Ben size hizmet ettiği zaman görevimi yapmış olacağım ama cebimi doldurursam sizi soyuyorum demektir. Politikacı halkı soymamalı. Siyaset zenginleşme aracı değildir. Siyaset halka hizmet etme aracıdır. Siyasetten zenginleşenleri, köşeyi dönenleri gördük. Vallahi bunlardan bıktım. Sizden isteğim kim ‘Politikaya atılayım da ben de köşeyi döneyim’ diye düşünüyorsa Allah aşkına onlara artık oy vermeyin. Onları bir köşeye atın. Zaten yeteri kadar malı götürdüler. Biraz da varlıklı olacaksa bu millet olmalı. Milletin cebinde para yok. Evladı yetişmiş, askerliğini yapmış, üniversiteyi bitirmiş işsiz. Ev genci diyoruz. Evde oturuyor. Yapacağı başka hiçbir şey yok.

“BERABER OLACAĞIZ, BİRLİKTE OLACAĞIZ”

Sizlerle daha çok beraber olacağız. Beraber olacağız ve birlikte olacağız. Birlikte bu ülkenin sorunlarını çözeceğiz. Buna ahdettim. Ne için biliyor musun? Şu evlatlarımız için, şu çocuklarımız için. Onlar güzel bir ülkede, özgür bir ülkede, huzurlu bir ülkede yaşasınlar. Onlar huzurlu olduğu sürece onların anneleri de, babaları da huzurlu olur. Çocuğa en yakın olan insan annesidir ve anne aynı zamanda dert ortağıdır. Anneleri dertlendirmeyelim. Onların evlatları güzel bir ülkede yaşasın. Anne de, evlatlar da huzur içinde olsun.”

Yorum Yap

Benzer Haberler
İYİ Parti Emek Çalıştayı… Ergün Atalay’dan fon krizi değerlendirmesi: “Bedeli ödenmeden, hesabı verilmeden kimse bu işlerin altından kalkamaz”
İYİ Parti Emek Çalıştayı… Ergün Atalay’dan fon krizi değerlendirmesi: “Bedeli ödenmeden, hesabı verilmeden kimse bu işlerin altından kalkamaz”
Tom Barrack ile Irak Dışişleri Bakanı Fuad Hüseyin İstanbul’da bir araya geldi
Tom Barrack ile Irak Dışişleri Bakanı Fuad Hüseyin İstanbul’da bir araya geldi
Ümit Özdağ: ”PKK için çıkarılan affa ‘evet’ diyenler Atatürk Cumhuriyeti’ni savunamazlar”
Ümit Özdağ: ”PKK için çıkarılan affa ‘evet’ diyenler Atatürk Cumhuriyeti’ni savunamazlar”
Dilek Kaya İmamoğlu: “Hukuk neden herkese aynı şekilde uygulanmıyor?”
Dilek Kaya İmamoğlu: “Hukuk neden herkese aynı şekilde uygulanmıyor?”
14 ilde organize suç örgütleri ve silah kaçakçılarına operasyon… 195 şüpheli hakkında işlem yapıldı
14 ilde organize suç örgütleri ve silah kaçakçılarına operasyon… 195 şüpheli hakkında işlem yapıldı
Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu, Suriye Arap Cumhuriyeti Genelkurmay Başkanı ile görüştü
Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu, Suriye Arap Cumhuriyeti Genelkurmay Başkanı ile görüştü
Haber - Analiz - Tek Akış
Batman Sentez

Batman Sentez, “Haber - Analiz - Tek Akış” anlayışıyla gündemi tek bir merkezde buluşturan; Batman’dan bölgeye uzanan gelişmeleri hızlı, derinlikli ve güvenilir şekilde sunarak bilgiye ulaşmanın en pratik yolunu sunar.

2026 Batman Sentez © Tüm hakları saklıdır. Batman Sentez